“Şöyle doya doya atış yapamadım”

Çanakkale’nin efsane topçularından 3. Batarya Kumandanı Üsteğmen Mehmet Ali Bey anlatıyor:
“Şöyle doya doya atış yapamadım”

Çanakkale Savaşları’na ruh veren efsane İntepe topçularından 3. Batarya Kumandanı Üsteğmen Mehmet Ali Bey, atış yapmamış acemi erler ve az sayıdaki mermiyle 18 Mart 1915’te koca muhripleri Çanakkale Boğazı’ndan kovdu. Ağaç kütüklerinden yaptırdığı topların bulunduğu sahte bataryayla düşmanın mermisini boşa harcattı.

 

19 Mart Vatan Gazetesi 16. sayfa

19 Mart 2015 Vatan Gazetesi 16. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Çanakkale muharebeleri her alanda yazılan destansı zaferlerle kazanıldı. Cephede önemli işlere imza atan birliklerden biri de topçu bataryalarıydı. 18 Mart 1915’te 6 zırhlı gemiyi batıran topçular zaferin kazanılmasında önemli işlere imza attı. Çanakkale Boğazı’nın girişini tutan efsane İntepe topçularından 3. Batarya Kumandanı Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey’in hatıraları 100 yıl sonra Abidin Yaver’in yazı dizisinden alınarak tarihçi Muzaffer Albayrak tarafından günümüze taşındı.

“Doya doya atış yapamadım”
Üsteğmen Mehmet Ali Bey bir çok kez düşmana karşı atacak top mermisinin azlığından, mermi kalmadığı için ateşi kestiğinden ve acemi erler gibi sorunlardan bahsediyor. Hatta Müstahkem Mevki Komutanlığı’nı eleştiriyor ama bulduğu pratik yöntemlerle zafere ciddi katkı verdi: “Erler acemiydi. Harp değil, henüz ders atışı bile yapmamışlardı. Siperler düzgün değildi. (…) Tek topla atışta hatalar azalır, isabet ihtimali fazlalaşır. Dört topla atışlarda her topun hatasını düzeltmek için zaman ihtiyaç duyuyor ve fazla mermi sarfına sebep oluyordu. Zaten verilen sıkı emirler top başına 3-5 mermiden fazlasını atmamazı yasaklıyordu. Hiçbir gün talimatnamenin emrettiği şekilde şöyle doya doya çatal teşkil edip mükemmel bir etki yapacak atış yaptığımı hatırlamıyorum.”

Sahte batarya!
Mehmet Ali Bey, toplarını çevredeki palamut ağaçlarıyla maskeliyordu. Onun için çok az zayiat verdi. Palamut ağaçlarını düşmanı yanıltmak için de kullanıyordu: “Bir defasında sahte bataryada ne yaptım? Buraya 1-2 nefer koyodum. Onlar tayyareyi gördüklerinde sağ ve soldaki örtülü mahallere kaçıyorlardı. Düzgün ağaçlardan bizim top namluları dört kütük kestirdim. Bunları hafifçe ateşte yakarak siyahlattım. Üstlerine şerit halinde tenekeler mıhlattım. Bu ağaçları sehpalar üzerine koydurdum. Tayyare yukarıdan baktıkça bunu hakiki batarya gibi görüyordu ve koordinat vererek üzerine ateş ettiriyordu. Muhakkak akşam raporunda kumandanlarına İntepe bataryalarına isabetler yaptıklarını yazıyorlardı.”

“Topu attık erler ve mızıka kaçtı”
Üsteğmen Mehmet Ali Bey, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na girmeye çalışan muhriplere dünyayı dar etti: “18 Mart Deniz Muharebesini İntepe’de aynı mevkide yaptık. Boğazdan içeriye giren düşman donanmasının önünde hareket eden muhriplere ilk ateş eden benim bataryam oldu. En önde 4 İngiliz muhribi, arkasında Fransızlar, arkada İngilizler ve daha geride yine İngilizler vardı. Önceden vazife aldığımız için hemen muhriplere ateş açtık ve 3 muhribi dışarı kovduk. (…)Donanma Boğaza girerken bütün mürettebat güvertede ve ve hatta direklerde alay sancağı gibi dizilmişlerdi. Sanki bizi korkutacaklar gibi. Hatta kıç güvertede bahriye mızıkası marşlar çalıyordu. Bizden ilk top patlar patlamaz, erler ve mızıka susup kayboldu.”

“Memlekette ne kadar kuru bakla varmış!”
Üsteğmen Mehmet Ali Bey, yedikleri yemekleri de gülümseten bir üslupla anlatıyor: “Bizim batarya harpte hiç zayiat vermedi desem caizdir. Yalnız bizi evvela sıtma mahvetti, sonra yemekler! Acı zeytinyağlı kurtlu kuru bakla… Aman ya Rabbi! Bizim memlekette ne kadar kuru bakla varmış… Bütün ordunun yediği kuru bakla olduğu halde bir türlü bitmedi!”

NOT: Haberin 19 Mart 2015 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/-doya-doya-atis-yapamadim–751296-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın