Şirket yöneticilerine müebbet, kamu görevlilerine ret!

Soma maden faciasında bilirkişi raporu ve suç duyurusunda sorumlu bulunan kamu görevlilerinin soruşturulmasına ilgili bakanlıklar izin vermedi. Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız, “Bakanlık savcılığa isimleri dahi bildirmedi. Adil bir yargılama için kamu görevlileri yargılanmalı” dedi.

 

7 Kasım 2014 Vatan Gazetesi 12. sayfa

7 Kasım 2014 Vatan Gazetesi 12. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

 

Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 301 kişinin öldüğü maden kazasıyla ilgili soruşturma kapsamında hazırlanan fezlekede, tutuklu sekiz şirket yöneticisinin ağırlaştırılmış müebbet, amir konumundaki sekiz kişinin müebbet ve 29 çalışanın ise 2 ile 15 yıl arasında hapisle cezalandırılmaları istendi. Faciada bilirkişi raporuyla sorumluluğu bulunduğu tespit edilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda çalışan kamu görevlileri fezlekede yer almadı.

 

“Savcıya izin vermedim”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik yaptığı açıklamada savcılığın istediği soruşturma iznini ideolojik bulduğunu belirterek, “Soma soruşturmasında savcılığa izin vermedim. Şimdi beni ve bürokratlarımı sorumlu tutmak sorunu çözecek mi? Bu tür olayların tek sorumlusu biz miyiz? Kamu sorumlusu dediğiniz de bir tek biz mi aklınıza geliyoruz?” dedi. Bakan Çelik, Soma’da denetim yapan iki müfettişle ilgili idari soruşturma yürütüldüğünü söyledi.

 

“İsimlerini bile vermediler”
VATAN’a konuşan Manisa Barosu Başkanı Veysel Balkız, “Yargılanması gereken kaç kamu görevlisi olduğunu bilmiyoruz. Çünkü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kamu görevlilerinin isimlerini bile savcılığa vermedi. Bu kişilerin sadece sıfatları belli. Eğer müfettiş raporları düzgün tutulsaydı bu kaza önlenebilirdi. Adil bir yargılanma isteniyorsa bakanlar Faruk Çelik ve Taner Yıldız derhal soruşturma izni vermeli” dedi.

 

Enişteye izin yok
Çağdaş Hukukçular Derneği’nin suç duyurusunda madenin 18 Mart 2014’deki son denetimini yaparak noksan bulunmadığını raporlayan İş Başmüfettişi Emin Gümüş ve İş Müfettişi Yardımcısı Ersin Bulut’un da aralarında bulunduğu 12 müfettiş ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer için Bakan Faruk Çelik soruşturma izni vermemişti. Kazadan sonra madeni denetleyen Emin Gümüş’ün, Soma Kömür İşletmeleri’nde Maden Projelendirme ve Etüt Müdürü Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğu ortaya çıkmıştı.

 

Müsteşar yardımcısı oldu
Maden mühendisleri Prof. Dr. Ercüment Yalçın ve Prof. Dr. Ahmet Hakan Onur, elektrik mühendisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı Alpaslan Ertürk’ten oluşan bilirkişi heyeti 301 madenciyi ölüme götüren 20 ihmal ve kusur tespit etti. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Maden İşleri Genel Müdürü Mehmet Hamdi Yıldırım’a da yargılama izni çıkmadı. Yıldırım, 15 Temmuz 2014’te Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı oldu.

 

TKİ yönetimine izin çıkmadı
Bilirkişi 2010’dan beri denetimler yapan 12 ÇSGB müfettişi ile yetkili MİGEM kontrol ve denetleme elemanlarının 10’ar kusurda asli veya tali sorumluluğu olduğunu belirtti. TKİ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aktaş ile TKİ İşletme Dairesi Başkanı Ali Sağır ise 5 kusurda asli veya tali sorumlu bulundu. Ocağı denetleyen TKİ-ELİ Kontrol Başmühendisi ile Eynez Ocağı Kontrol Mühendisleri’nin ise 4 kusurda asli veya tali hataları olduğu belirlendi.

 

“Mühendis ve teknikerlerin üzerine yıkılacak”
CHP PM Üyesi ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ise müfettişlere yargılama izni verilmeyerek soruşturmaya gölge düştüğünü ve Soma dosyasının asıl faillerinden uzaklaştırıldığını söyledi: “Her ne kadar 301 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi ile fezleke yazılmış olsa da CEO, Genel Müdür ve birkaç yönetici dışında diplomalı işçi olarak nitelendirebileceğimiz maden mühendisleri ve teknikerlerin üzerine tüm sorumluluk yıkılmış durumda.”

 

FEZLEKEDEKİ SUÇLAMALAR
Yarım havayla çalıştırılmışlar
İddianameye dönüştürülmek üzere Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede madenden kurtarılan 161 işçi ’mağdur müşteki’ olarak yer alırken ölen 301 işçinin 212 yakını da ’müşteki’ olarak yer aldı. Fezlekede 425 kişi de tanık olarak gösterildi. Fezlekede olayın, U-3 trafosu bölgesinde ’Topuk’ olarak bırakılan kömürün kontolsüz olarak kendiliğinden yanması sonucu oluşan karbonmonoksit gazının temiz hava girişine ulaşması, temiz hava ile temas etmesiyle birlikte, kor olarak yanmaya başlamasından dolayı meydana geldiği anlatıldı.

 

Çıkış galerisi fazla üretim için yapılmadı
Savcılığın hazırladığı fezlekede madenin yıllık planlamanın 2.5 katı fazla üretim yaptığı, 2 bin 226 kişiye göre yapılan temiz hava vantilatörlerinin gücünün, işçi sayısının 3 bin 367’ye çıkmasına rağmen değiştirilmediğine yer verildi. Vantilatörlerin yönetmeliklere aykırı olarak hava akımını ters yöne çevirecek nitelikte olmadığı saptandı. Kaza anındaki gibi acil durumlarda işçilerin çıkışını sağlaması projede yer alan TKİ’nin 2010’da onayladığı yeni galerinin de, fazla kömür elde etmek için üretim sınırlarındaki değişikliklerden dolayı yerine getirilmediği de fezlekede yer aldı.

 

Maskeler 20 yıllık
Ocakta yangın tehlikesine karşı kullanılması gereken malzemeler yerine yardımcı tahkimat malzemesi olan ahşap kamaların, PVC boruların ve bantların yangına karşı dayanıklı olmadığı, TÜBİTAK’ın incelediği karbonmonoksit maskelerinin de bir bölümünün raf ömrünü tamamladığı, bir bölümünün filtrelerinin paslandığı ve tüm maskelerin 20 yıl önce üretildiği ortaya çıktı.

 

Not: Haberin 7 Kasım 2014 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/bakanlik-isimleri-bile-savciliga-vermemis–694681-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın