“İlk defa özgürce kızıma sarılarak uyudum”

Kumpas davalarından cezaevinde kalan son asker eski Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren Tahliyesi’nin ardından ilk gecesini, “İlk defa özgürce kızıma sarılarak uyudum” diye anlattı. “Üniformama doyamadım” diye konuşan Eren tahliyesi için, “Tahliye önemli ama beraat etmeden kendimi özgür olarak hissetmiyorum. Yeniden yargılamada beraat edeceğime inanıyorum” dedi.

19 Ağustos 2016 Vatan Gazetesi 1. sayfa

19 Ağustos 2016 Vatan Gazetesi 1. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Kamuoyunda, ‘Atabeyler Davası’ olarak bilinen ve kumpas davalarının ilki olan davanın tek tutuklu sanığı eski Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren tahliyesinin ardından evinde VATAN’a konuştu. İlk kez özgürce 3.5 yaşındaki kızı Beren’e sarılarak uyuduğunu belirten Eren, üniformama doyamadım dediği orduya geri dönmek istediğini belirtti. Murat Eren, FETÖ mensubu savcı ve hakimlerden şikayetçi olarak açılacak davalara müdahil olacağını söyledi. İşte yeniden yargılanacak olan Murat Eren’in ağzından yaşadıkları.

“Beren’in saçlarını koklayarak uyudum”
“Eve gece geldik. Beren uyuyordu. Uyku sersemi kalkıp sıkı sıkı sarıldı. Sonra hiç bir şey olmamış gibi evi ve eşyaları tanıtmaya başladı (Murat Eren hapisteyken eşi Hande küçük bir eve taşındı). Oyuncaklarını tek tek tanıttı. Sabah erkenden kalkınca aynı tanıtımlar tekrar başladı. Ben ise ilk defa özgürce kızıma sarılarak, saçlarının kokusunu içime çekerek uyudum. Şimdi ara ara gelip, ‘Baba artık gitmeyeceksin di mi? Hep benimle mi kalacaksın’ diyor. Ancak çok gelip giden olduğu için daha oturup mıncıklayamadım.”

“Beraat etmeden özgür değilim”
“Bu tahliye psikolojik olarak iyi hissettiriyor. Ben bunu hak ettim, başardım diyorum. Ama beraatı almadan kendimi tam olarak özgür hissetmiyorum. Yeniden yargılamada beraat edeceğime inanıyorum. Hayatımı bundan sonra tam olarak düzenleyeceğim. Darbecilerin duruşmalarına katılacağım. Davamda karar veren savcı ve hakimlerde şikayetçiyim. Açılacak darbe davasına müdahil olacağım.”

“Dağa çıkıp mücadele edecektim”
“Darbe girişimi gecesi hep takip ettim ve uyumadım. Eşimi arayıp, “Bir şey olursa kayıtlı olan evde durmayın” diyerek annesine gitmesini istedim. Başarılı olacaklarını düşünmedim. Eğer darbe başarılı olsaydı, kaçmaya hazır bekliyordum. Dışarı çıkıp mücadeleye devam edecektim. Mustafa Önsel’in dediği gibi muhtemelen dağa çıkacaktım. Benim gibi pek çok Harbiyeli de aynısını yapacaktı.”

“Daha üniformama doymadım”
“Ordu beni çağırırsa tereddütsüz giderim. Türk devleti, milleti büyüktür.Devlete küslük olmaz. Biz böyle yetiştik. Bana ihtiyaç var derseler her şeyi bırakır giderim. Cezaevinde başım dik durdum. Kimseden yardım beklemedim. Şu anda yeniden yargılama aldığım için orduya çağıramazlar. Ancak yargılamanın sonuçlanması lazım. Ama gönlüm istiyor. Ben üniformama daha doymadım. Mesleğimin zirvesindeyken sadece üzerimden çıkarabildiler üniformamı. Ama bir Harbiyeli üniformasız da olsa her zaman Harbiyelidir. Biz Metehan’dan bugüne gelen 2 bin yıllık bir ordunun subaylarıyız. Bu orduda subaylık yapmaktan şeref duyuyorum.”

“TSK içinde daha bitmediler”
“Bu yapının TSK içinde bittiğine asla inanmıyorum. Doğanın kanununa aykırı. Yıllarca mezun veren Harp okullarının mezunlarına bakılmalı. Bu yapının bittiğini anlamanın imkanı yok mümkün değil. Kararlı bir şekilde mücadele ettiğimizde kendilerini geri çekecekler. Belki de bir kısmını tekrar geri kazanacağız. Bunlar bugünden yarına temizlenmez. Onlar bu yapılanmayı 40 yılda yaptıysa, biz de temizlemek için gerekirse 20 yıl uğraşacağız. Darbeciler arasında birlikte görev yaptığım arkadaşlarım da vardı. Bir kısmını biliyorduk ama bazılarını ne yalan söyleyeyim hiç tahmin bile etmedim. Bu insanları görünce nasıl böyle kandılar diye içim burkuldu ve acıdım. Ben bu işi Fethullah Gülen’in üstünde bir üst akılın yönettiğine inanıyorum.”

“Devlet hainlerin de çocuklarına sahip çıkmalı”
“Şu anda potansiyel devlet düşmanları yetişiyor. Bu kişilerin çocuklarının ne suçu var. Ben olsam devlet olarak, ‘Gel evlat senin baban hain, ama ben de senin babanım. Ben sana sahip çıkacağım’ derim. Okul masraflarını ve ihtiyaçlarını karşılayacak bir sosoyal yapı olmasını hayal ediyorum. Bilinç altında devlet düşmanı olarak yetişmeseler. Hepsinin çocukları küçük çünkü. Ben evlatlarıma bunları bize devlet yapmadı, hainler yaptı dedim.”

“Parmaklıksız fotoğraflarımız olacak”
Murat Eren’in eşi Hande Eren ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Tam 3 yıl, 7 ay 15 gündür eve dönmesini bekliyordum. Şimdi çok mutluyum. Çok uzun yıllar platonik bir aşkınız olur, bir anda onunla evlenirsiniz ve hayaliniz gerçek olur ya, sanki onun sabahıymış gibi kalktım. Bizim için hayat yeni başlıyor. Bugüne kadar akrabalarımızın, arkadaşlarımızın çocuklarıyla resmettiği güzel anları izleyip kendimi onların yerine koyuyordum. Artık bizimde parmaklıklar, gardiyanlar olmadan özgürce çektirdiğimiz fotoğraflar olacak. İstediğimiz gün istediğimiz yerde olacağız. Beraber kahvaltı edebileceğiz. Biz de sıradan şeylerle mutlu olabileceğiz.”

19 Ağustos 2016 Vatan Gazetesi 14. sayfa

19 Ağustos 2016 Vatan Gazetesi 14. sayfa

NOT: Haberin 19 Ağustos 2016 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/-ilk-defa-ozgurce-kizima-sarilarak-uyudum–977976-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın