Tartışılan mescit tamamlandı

Rumeli Hisarı’nda sadece minaresi kalan, mimarlar ve tarihçileri karşı karşıya getiren Boğazkesen Fetih Mescidi tamamlandı. Mescidin orjinal kalan tek bölümü olan minaresinin restorasyonu devam ediyor. 1.5 milyon liraya mal olan mescidin Ağustos ayında açılması bekleniyor.

24 Temmuz 2015 Vatan Gazetesi 2. sayfa

24 Temmuz 2015 Vatan Gazetesi 2. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi öncesinde yaptırılan, günümüzde müze ve açık hava tiyatrosu olarak kullanılan Rumeli Hisarı’ndaki Boğazkesen Fetih Mescidi’nin (Ebu’l Feth Camii) inşaatı son aşamaya geldi. Hisarın sahne bölümünde yer alan ve günümüze kadar sadece halen restorasyonu devam eden minaresinin bir kısmı kalan mescidin Ağustos ayında açılması bekleniyor.

“Mevcut durumuyla muhafaza edin”
İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 7 Ekim 2009’da tarihi mescidin minaresinin, duvar ve sarnıç kalıntılarının mevcut durumları ile muhafaza edilmesine karar vermişti. Kurul, mescidi de 1. grup kültür varlığı olarak tescil etti. Bu süreçte mescidi yapmak isteyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi 5 aylık çalışmayla “Tarihsel Araştırma Raporu” hazırladı.

British Museum’da bile fotoğraf bulunamadı
Raporda ressam Melling’in gravürleri, Gabriel’in Rumelihisarı restitüsyon çalışması, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Boğazkesen Camii vaziyet planının yer aldığı Ekrem Hakkı Ayverdi’nin ‘Osmanlı Mimarisinde Fatih Devri’ adlı kitabıyla, özellikle ressam Lady Alicia Blackwood’un çizdiği külahı yanmış minaresiyle Ebu’l Feth Camii resminden yararlanıldı. Mescidin cepheden görüntüsünün bulunması için British Museum’a dahi başvuruldu ama hiç bir görüntüye ulaşılamadı. Bir kısmı kalan minare sayesinde mescidin yapım tekniği, malzemesi ve yaşı tespit edildi.

“Kimin bağından kimi kovuyorsunuz”
Bunun üzerine mülkün sahibi olan İBB, Koruma Bölge Kurulu’dan 28 Mayıs 2013’te ruhsat aldı. Ardından İstanbul Kubbe Derneği ile 6 Eylül 2013’de inşaat sözleşmesi imzalandı. 2014 Haziran’da inşaat mimar Barış Han’ın çizdiği projeyle başladı. Ancak proje tarih ve mimari çevrelerinde büyük tartışma başlattı. 20. Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde ödül alan tiyatrocu Defne Halman’ın ‘Mescit yaptırmayalım’ çıkışı tartışmayı daha da büyüttü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tartışmaya katılarak, “Siz kimin bağından kimi kovuyorsunuz. Orası zaten ibadet mekanı” diyerek sert bir karşılık verdi.

1.5 milyon liraya mal oldu
30 dönümlük bir alana kurulan Rumeli Hisarı, 90 gün gibi kısa bir sürede tamamlanmıştı. Hisar içerisinde 1452’de yaptırılan Boğazkesen Camii, 18. yüzyılda yıkılmış, geriye sadece minaresinden bir bölüm kalmıştı. Rumeli Hisarı’nda Kaleiçi Mahallesi olarak bilinen ahşap evler ise 1953’te dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın emriyle kamulaştırılarak yıkılmış, hisar şimdiki halini almıştı.  Tek kat olarak 100 metrekarelik ibadet alanı bululnan mescidin tavan yüksekliği 8.5 metre oldu. Minaresi 21 metreye ulaşacak olan mescit, yaklaşık 1.5 milyon liraya mal oldu.

Uzmanlar ikiye bölündü

“Yakınında zaten 18. yüzyıldan kalma mescit var”
Mimarlık Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli: “Buradaki mesele kamusal bir sanat alanını yok ederek mahallesi ve cemaati olmayan bir yere mescit yapmaya çalışmaktır. Mimarlık üzerinden ideolojik bir inatlaşma yaşanıyor. Rumeli Hisarı’nın birkaç adım ilerisinde 18. yüzyıldan kalma bir mescit varken, tiyatro alanına dini eser yapmak alenen ideolojik bir davranıştır.”
İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kutgün Eyüpgiller: “Özgün çevresel bağlamını kaybetmiş bir eserin yeniden inşası anlamlı olmayacaktır. Bunun aksi geçerli ise yapılan sahte bir dekordan ibaret olacaktır.”
Sanat tarihi uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay: “Yapılacak cami kuşkusuz yeni olacak ve burada ayakta duran Fatih dönemi yanında gıcır gıcır 21. yüzyıl eseri olduğunu belli edecektir. Aslında öncelik camide değil uzun zamandır bakımsız duran ve ziyaret edilmeyen burçlarda olmalıydı.”
Mimar Sinan Genim: “Rumelihisarı’nın konser ve sanatsal etkinliklerle talep gören, gezilip görülmesi gereken bir mekana dönüşmesini gerekir. Boğazkesen Mescidi’nin 18. yüzyılda yıkıldığı tahmin ediliyor. Ancak hisarın, duvarlarından otlar fışkırırken, bakımsızlık nedeniyle burçlarına çıkılamazken öncelik mescit onarmak mı olmalıdır?”

“Camisiz hisar olmaz”
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı: “Camisiz hisar olmaz. Yedikule’nin ortasında da cami var. Buranın orijinal halini röleveyi üstlenen bulacak ve yapacaktır. Bulmanın çok zor olduğunu sanmıyorum. Benim neslim bu camiyi hatırlıyor.”
Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi üyesi Sema Kancan Göncüoğlu: “Ses ve sahne ışıkları hisarı mahvediyordu. Hisar’daki bu işkence bitti. Yeniden ihya edilen mescidin sembolik bir anlamı var. Burada fetih ruhu yaşayacak.”
İBB Başkanı Kadir Topbaş: “Cami değil, kilise de olsaydı restore ederdim. Bu mescit Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılan ilk cami ve İstanbul’un binlerce kültürel zenginliğinden biri. Kültürel değerlerimizi bir bir ortaya çıkartıp gelecek kuşaklara taşımaya çalışıyoruz. Mescitin az ötesinde daha geniş bir alanda yeni bir sahne yapılarak sanatsal çalışmalar yapılabilir.”

NOT: Haberin 24 Temmuz 2014 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/ve-o-mescit-yapildi–834974-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın