Savur, Nobel’e savurdu

2015 Nobel Kimya Ödülü’nü Mardin Savur doğumlu, okuma yazma bilmeyen bir anne ve babanın 8 çocuğundan biri olan Prof. Dr. Aziz Sancar (69) kazandı. Sancar ödülü ABD’li Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl ile paylaştı. Orhan Pamuk’tan sonra Nobel alan ikinci Türk olan Aziz Sancar, Kuzey Carolina Üniversitesi’nde ders veriyor.

8 Ekim 2015 Vatan Gazetesi 6. sayfa

8 Ekim 2015 Vatan Gazetesi 6. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından verilen Nobel ödülleri açıklandı. Nobel Kimya Ödülü’ne Mardin doğumlu Amerika’da yaşayan Türk profesör Aziz Sancar (69) ile ABD’li Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl layık görüldü. Prof. Dr. Aziz Sancar, 2006’da edebiyat dalında Nobel kazanan Orhan Pamuk’tan sonra ikinci, bilimsel alanda ise kazanan ilk Türk oldu. Aziz Sancar, kanser tedavisinde ‘ritmik saat’ buluşunu yaparak dünya çapında tanınmıştı.

DNA onarımını haritalandırdı
Nobel Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre; Sancar, Lindahl ve Modrich 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde kazandı. Söz konusu çalışmalardan, yeni kanser tedavilerinin geliştirilmesinde faydalanıldığı ve bunun devam edeceği açıklandı. Bilim insanları Sancar, Modrich ve Lindhal’in kazandığı 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon TL) para ödülü, Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık’ta Oslo’da düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

Anne ve babası okuma yazma bilmiyordu
Aziz Sancar, 1946’da okuma yazma bilmeyen ancak çocuklarını okutmak için mücadele eden sekiz çocuklu bir anne ve babanın oğlu olarak Mardin’de dünyaya geldi. 8 kardeşin 7’ncisi olan Sancar, 1963’te girdiği İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1971’de mezun oldu. Sancar mezun olduktan sonra doğduğu Mardin Savur’da iki yıl köy doktorluğu yaptı. Sancar, bir röportajında köy doktorluğu yaptığı günlerini, “Bazen köy doktorluğunu sürdürmediğime pişman oluyorum. O yıllarda bir doktor, halkın yaşamını muazzam şekilde değiştirebilirdi” diyerek anlatmıştı.

Koç Vakfı ödülünü aldı
Bilimsel çalışmalara devam etmek için Amerika’ya giden Sancar, Dallas’taki Teksas Üniversitesi’nde doktorasını moleküler biyoloji dalında DNA onarımı üzerine 1977’de tamamladı. Dr. Sancar, Yale Üniversitesi’nde yine DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. 1982 yılında Kuzey Carolina Üniversitesi Chapel Hill’de Biyokimya ve Biyofizik alanlarında, DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalıştı. 288 makale ve 33 kitap yayınladı. Prof. Sancar aynı zamanda ABD’de Ulusal Bilimler Akademisi, Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi ve Türk Bilimler Akademisi üyeliklerine seçildi. Sancar, 2007’de Vehbi Koç Vakfı tarafından verilen 10 bin liralık ödülünü kazandı. 1997 yılından bugüne Amerika Birleşik Devletleri North Carolina-Chapel Hill’de North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde görev yapan Prof. Sancar, gerçekleştirmiş olduğu 410’dan fazla bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza attı. Sancar, halen yıllık 800 bin dolar bütçesi ve 13 bilim insanının çalıştığı bir laboratuarı yönetiyor.

Türk öğrencilere yardım vakfı kurdu
Aziz Sancar kendisiyle aynı alanda çalışan ve aynı bölümde ders veren Biyokimya ve biyofizik uzmanı Prof. Dr. Gwen Sancar ile evli. Kuzey Carolina’da Chapel Hill’de yaşayan Sancar çifti, türk öğrenci ve akademisyenlere yardımcı olmak ve yol göstermek için kurdukları Aziz ve Gwen Sancar Vakfı (AGS Foundation) ile Carolina Türk Evi’nde çeşitli eğitim ve yardım faaliyetlerini yürütüyorlar. Aziz Sancar’ın babası ile HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar’ın babalarının da amca çocukları olduğu öğrenildi.

“Başarımın kaynağı memleketimdeki eğitimdir”
Prof. Dr. Sancar, Nobelprize.org muhabirine, “Haberi telefonda eşim öğrendi. Hiç beklemiyordum çok şaşırdım. Sakin olabilmek için elimden geleni yaptım. Uyuyordum ama o an güzel bir deneyimdi. Türkiye’de kutlayacaklarına eminim. Yıllardır benim ne zaman Nobel alacağımı soruyorlardı ve ben bu soruyu duymaktan yorulmuştum. Dolayısıyla ülkem için ayrıca gurur duyuyorum” diye konuştu. Daha sonra bir TV kanalına konuşan Sancar, “Kendim ve memleketimin çok sevindim. Çünkü bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımının kaynağı oldu. O bakımdan ana vatanıma çok minnettarım. Bütün Türk milletine sevgi ve selamlarımı iletiyorum” dedi.

“Kimya Nobel’i sürpriz oldu”
Prof. Dr. Aziz Sancar, ödül sonrası yaptığı açıklamada, “DNA onarımı hem kanser oluşumunu engellemede hem de bazı kanser türlerinin tedavisinde önemli bir katkı sağlayacak. Bu mekanizma üzerinde 35 yıldır çalışıyorum. Bu mekanizmayı çözdük. Bu çalışmalarımızın hastalara 5 yıl içinde ulaşması mümkün olacaktır. Nobel almayı beklemiyordum. Nobel heyetinin beni aday yaptığını biliyordum ama alırsam tıp alanında bir ödül alırım diye düşünüyordum. İki gün önce tıp ödülü ilan edildi. Benim araştırmalarım hem tıp hem de kimya alanında ama kimya Nobel’i almak sürpriz oldu.” dedi.

“Başarımda anne ve babamın katkısı çok”
Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin’deki ailesini ise şöyle anlattı: “İlk ve orta okulu Savur’da, sonra lise olmadığı için liseyi Mardin’de okudum. Ailem bir çiftçi ailesiydi. Annem ve babam okuyup yazamasalar bile çocuklarını okutmaya çok önem verirlerdi. İkisinin de başarılarımıza çok katkısı oldu. 8 kardeşin hepsi üniversiteden mezun olduk. İki üvey kardeşimiz var onlarda kendi alanlarında başarılı oldular. Çocukluktan itibaren çok çalıştım ve bunun mükafatını alacağımı biliyordum. Ama Nobel kazanır mıyım diye düşünmedim. Şimdi yaptığımız çalışmaları ilerleteceğiz. Nobel Ödülü nedeniyle 6 ay kadar çalışmalarım kesintiye uğrayacak ama laboratuardaki arkadaşlarım devam ederler.”

“Şu anda Türkiye’ye dönemem”
Prof. Dr. Sancar, şu aşamada çalışmaları nedeniyle Türkiye’ye dönemeyeceğini belirtti: “Şu anda Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyorum. Çünkü burada büyük bir araştırma programım var. Bu programı Türkiye’ye taşımak mümkün değil. Sık sık Türkiye’ye geliyorum. En son 9 Eylül’de İzmir Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nün açılışı için Türkiye’deydim.”

Boyu uzun olsa futbolcu olacaktı
Fransız haber ajansı AFP, konuya ilişkin haberinde Sancar’la ilgili ilginç bir anekdota yer verdi. Buna göre; yedi kardeşi olan Sancar, gençken futbolcu olabilirdi. 18 yaş altı Milli Takım’ın kaleciliğine çağrılan Sancar, akademik hayatı yeşil sahalara tercih etmiş. Konuya ilişkin bir açıklamasında, “Bu, gerçekleşen bir rüyaydı” diyen Sancar, “Çünkü 7 yaşından beri futbolcu olmak istiyordum. Milli Takım’da da oynamak istiyordum. Fakat daha ciddi düşününce, çok iyi bir kaleci olmak için yeterince uzun boylu olmadığıma karar verdim. Ve çalışmalarına odaklandım” dedi.

8 Ekim 2015 Vatan Gazetesi 6. sayfa

8 Ekim 2015 Vatan Gazetesi 6. sayfa

NOT: Haberin 8 Ekim 2015 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/savur-nobel-e-savurdu-871514-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın