SARI TARTIŞMA 1: Mesele tamamen duygusal!

İstanbul’da ‘Taksiciler ile UBER’ arasındaki kavganın temelinde aylık 300 milyon TL’yi bulan ‘konforlu ulaşım’ kavgası yatıyor. Bu paranın yaklaşık 130 milyon TL’sini riske girmeden plaka sahipleri kazanıyor. Geriye kalan 170 milyon TL’liyi sayısı 36 bini bulan şoförler kazanmak zorunda. Ancak bu rakamın üstüne çıktıklarında kâr elde edebiliyorlar. İşte bu rekabete ‘UBER’ de girince kızılca kıyamet koptu.

16 Mart 2018 Vatan Gazetesi 10. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR-ESRA CAN SİNAV / VATAN HABER MERKEZİ

İstanbul’da taksi şoförleri ile UBER şoförleri adliyelik oldu. Bir tarafta taksicilerin UBER’cilere saldırmasıyla ilgili davalar diğer tarafta ise ‘UBER yasa dışı faaliyet gösteriyor’ diye taksicilerin açtığı davalar. Peki bu hale nasıl gelindi? Olayın MR’ı çekildiğinde sorunun aslında bir sistemden kaynaklandığı ortaya çıkıyor. Bu sonuca nasıl mı ulaştık? Parayı takip ederek. Çünkü şu anda İstanbul’daki taksi ulaşımı büyük bir pasta ve herkes bu pastadan nasibini almak istiyor. Sistemi kuranlar az emek harcayarak aslan payını götürürken, günde 12 saat durmaksızın direksiyon sallayan şoförler ise büyük bir riskin altında eziliyor. İşte bu yazı dizisinde paylaşılamayan pastanın büyüklüğü, ortada dolaşan milyar dolarları, UBER’in neden sevildiğini, taksiciye neden mesafeli yaklaşıldığını okuyacaksınız. Şimdi işin ekonomik boyutunu açıklayarak sorunu anlatmaya başlayalım…

31 milyar dolar
İstanbul’da ulaşım yıllardır sorun. Bu sorun içinde ‘taksilerin’ yeri ayrı. İstanbul’da resmi kayıtlara göre 17 bin 395 taksi plakası bulunuyor. Bu rakam 1987 yılından bu yana hiç değişmedi. Aradan geçen 30 yılda İstanbul’un nüfusu 6 milyon 303 binden 15 milyona çıktı ama taksi plaka sayısı sabit kaldı. Hal böyle olunca da ‘taksi plakası’ neredeyse borsa haline geldi. Altından bile değerli olan plakaların bir tanesi bile boşa çıktığı anda satılır oldu. Bugün için İstanbul’da bir taksi plakasının değeri yaklaşık 1.8 milyon TL. İstanbul plakalı taksilerin toplam piyasa değeri ise 31 milyar TL’yi geçiyor.

Tek gider değil
Bir taksi şoförünün tek gideri plaka kirası değil. Yemek, yakıt, vergiler, bakımlar derken bir taksinin masrafı aylık 17 bin TL’yi geçiyor. 17 bin 395 taksi için düşünürsek ortaya çıkan tablo aylık 300 milyon TL’yi buluyor. Bu onların sadece ödemek zorunda oldukları rakam. İki şoför ayda 17 bin TL ciroyu geçerse evlerine ekmek götürebiliyorlar. Oysa hiçbir riske girmeyen plaka sahipleri hiçbir masraf yapmadan kira gelirinden ayda 130 milyon TL kazanıyor.

Nakit akışı
Plakayı cazip hale getiren en önemli etken ise değer kaybetmediği gibi para da kazandırması. Çünkü bugün bir plaka sahibi, elini öpene aylık 7 bin 500 TL’den kiralıyor. Plaka yatırımını cazip kılan bir başka konu da ödemelerin nakit olması. Yani plaka kiralandıktan sonra tahsilat sorunu yok. Ödemeler peşin. Oysa aynı paraya bir ev alsanız, kiracıdan tahsil sorunu yaşabilirsiniz. Ya da istediğinizde evden çıkartamazsınız. Plakada her yıl kira işlemini yenilemek zorundasınız. Farklı bir dünya ve farklı kuralları var. Kurallar ise plaka sahiplerinden yana.

İŞTE RAKAMLAR
Sistem gereği plakayı sadece bir şoför kiralıyor ancak para kazanabilmesi için yanında bir şoför daha olması gerekiyor. 24 saat teker dönerse para kazanabiliyorlar. Günde iki vardiyalı olarak 12 saat esasına göre çalışılıyor. Saat 15.00’te başlayan mesai gece 03.00 aracın diğer şoföre teslimiyle bitiyor. Plakayı kiralayan şoför de 12 saat çalışan diğer şoförden kullanım ücreti alıyor. Bu rakam İstanbul için günlük 200 TL. Birinci şoför buradan kazandığı aylık 6 bin TL ile plakanın aylık kirasının bir kısmını ödüyor.

Plaka sahibinden galeriye
Taksi işinde günlük kazanç kuralı geçerli. Plaka sahibi, plakasını ya galeri adı altında bu işin ticaretini yapanlara ya da şoföre kiralıyor. Aylık en az 7 bin 500 TL alıyor. Bu rakam yıllık 90 bin TL’ye denk gelirken yıllık ödediği vergi ise ortalama 3 bin TL. İstanbul’daki 17 bin 395 plakanın aylık kira geliri ise ortalama 130 milyon TL’yi buluyor. Burada plaka sahipleri herhangi bir riske girmeden pastanın en büyük dilimini kapıyor.

İkinci halka galeri
Taksi dünyasında, ‘galeri’ adı altında işleyen bir sistem var. Sayıları 20’yi geçmeyen galeriler, şoför ile uğraşmak istemeyen plaka sahiplerinin peşine düşüyor. Daha sonra aynı ücrete plakayı kiralıyor. Bu yöntemle bazı galerilerin 2 bin plakayı yönettiği iddia ediliyor. Galeriler, kiraladıkları plakalara araç ekleyerek taksi şoförlerine kiralıyorlar. Ancak burada ufak bir ayrıntı var, plakayı şoföre kiralarken kendinden otomobil almayı ve bunu 5 yılda bir yenilemeyi şart koşuyor. Esas parayı da buradan kazanıyor. Şoförün kendi aracı olsa bile, taksi plakası kiralamak için galeriden araç satın almak zorunda.

‘100 lira bizim için bayram demek’
İstanbul’da 12 yıldır taksi şoförlüğü yapan Çiğdem Akman, bu çarkı şöyle anlatıyor: “12 saat sonunda akşam arabayı teslim ederken 220 lira yevmiye ve 20 lira durak parası bırakmak zorundayım. Buna günde en az 70 lira yakıt parası ve 15 lira da araç yıkama masrafı da eklemek gerekiyor. Yemek gibi kişisel ihtiyaçlarımı da ekledim mi cebimden çıkmak zorunda olan para 350 lira. Tüm bu giderlerden sonra bize 80 ila 100 lira arasında bir para kalıyor. Plaka kiralamaya cesaret edemediğini söyleyen Akman, şoförler dışındaki herkesin para kazandığını belirtiyor: Taksi sektörü galericilerin tekelinde işliyor. Burada işletmecilere büyük yük biniyor. Her yıl hava parası adı altında galericilere kaptırılan bir miktar var. Ben buna cesaret edemediğim için şoför olarak devam ediyorum. Bazen yevmiye çıkmıyor ve kendi cebimizden para veriyoruz. 12 saatin sonunda eve 50 lirayla döndüğümüz oluyor. Eğer 100 lira kazanabilirsek o gün bizim için bayramdır.”

Sadece şoförler etkileniyor
Akman 12 yılın özetini ise şöyle yapıyor: BER ve benzeri sistemler bizim sektörde sadece şoförleri etkiliyor. Plaka sahipleri ve galericiler için değişen bir şey yok. 12 yıldır direksiyon başındayım, yolda duran insanın müşteri olup olmadığını rahatlıkla anlıyorum. Biz caddede boş araçlarla insanların önünden geçerken, bizim yerimize UBER araçlarını tercih ediyorlar. Sonrada taksi şoförleri, pis, kaba diye eleştiri yağmuruna tutuyorlar. Evet, disiplinsiz şoförler var ama kurunun yanında yaşı da yakıyorlar. Devletin bu sisteme el atması ve şoförlük için gerekli yaptırım ve eğitimleri uygulaması lazım. Uberciler bizim hakkımızı yiyor.

16 Mart 2018 Vatan Gazetesi 1. sayfa

YARIN
– UBER sistemi nasıl işliyor?
– UBER’in taksiye göre avantajı ne?
– UBER şoförü günde ne kadar kazanıyor?
– Kaç taksi şoförü UBER sistemine kayıtlı?

NOT: Haberin 16 Mart 2018 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/mesele-tamamen-duygusal–1150953-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın