Bu kez hem füzesiz hem bayraksız geçti!

İstanbul Boğazı’ndan dün geçen Rus savaş gemisi LST Korolev’in güvertesinde füze taşıyan asker de hazır bekleyen makineli tüfek de görülmedi. Ancak Korolev, teamül dışı davranarak İstanbul Boğazı’nı Türk bayrağı toka etmeden geçti.

8 Aralık 2015 Vatan Gazetesi 13. sayfa

8 Aralık 2015 Vatan Gazetesi 13. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Rus savaş gemisi Sezar Kunikov’un güvertesinde atışa hazır karadan havaya atılan füze taşıyan bir askerle geçmesinin ardından İstanbul Boğazı bir Rus savaş gemisini daha ağırladı. Rusya’nın Baltık Filosu’nda görev yapan ‘Ropucha II’ sınıfı 130 borda numaralı çıkarma gemisi LST Korolev sabah 08.30 sularında boğazı geçti.

Türk bayrağı toka etmedi
Yaklaşık 3 ay önce 3 Eylül’de taşıdığı kargoyla Marmara’dan Akdeniz’e giderken görüntülenen LST Korolev, dün Karadeniz filosunun ana limanı Sivastopol’a doğru yol aldı. LST Korolev’in geçişi sırasında güvertesinde ne hazır bekleyen makineli tüfek ne de omzunda atışa hazır füzeyle bekleyen bir asker görülmedi. Ancak Korolev’in Boğaz geçişi sırasında teamüllere aykırı bir şekilde Türk bayrağı toka etmeden yol aldı. Aynı dakikalarda Türk savaş gemisi TCG Göksu fırkateyni ise Marmara’da geçiş yaptı.

“Biz de bayrak çekmeyiz”
VATAN’a konuşan eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Nusret Güner, “Harp gemileri başka ulusların deniz sularında ticari gemiler gibi o ülkenin bayrağını takmak zorunda değillerdir. Harp gemileri bulundukları ülke ile karşılıklı anlaşma ve ilişkilerine göre hareket eder. Bazı durumlarda girer girmez takılır. bazı durumlarda ise gemi sadece kendi bayrağı ile hareket eder” dedi. Emekli Tümamiral Semih Çetin ise, “Rus ve Türk harp gemileri karşılıklı olarak bayrak çekerdi. Rusya tavır değiştirmiş gözüküyor. Aynısını yaparız olur biter” diye konuştu.

“Zararsız geçiş ihlal edildi”
Nusret Güner yaptığı değerlendirmede, “Boğazlar, Türkiye’nin hükümranlık bölgesidir. Askeri gemiler zararsız geçiş yapmak zorundadır. Rus askerinin omzunda silahlı olması zararsız geçişi ihlaldir. Gemi kendi tedbirlerini alabilir, ama bunu açık ve tahrik edici şekilde yapamaz. Tahrik; ‘gemimin koruma sorumluluğunun Türkiye’de olduğunu biliyorum; ama ben bu konuda Türkiye’ye güvenmiyorum’ denmesidir. Montrö Karadenize kıyıdaş ülkelerin güvenliğini ön planda tutar. Rusya Möntrö’ye titizlikle uymuştur; uymaya da devam edeceğine inanıyorum” dedi. Emekli Tümamiral Semih Çetin ise, “Rusya Montrö’yü riske edecek bir şey yapmaz. 1936’da imzalanan anlaşma yakın geçmişe kadar Türkiye’nin güvenliğine hizmet ediyordu. Ancak soğuk savaş dönemi sonrası değişen dünya düzeni ve siyasi konjonktür nedeniyle Montrö’ye Rusya’nın bizden daha çok ihtiyacı var” diye konuştu.

NOT: Haberin 8 Aralık 2015 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/bu-kez-hem-fuzesiz-hem-bayraksiz-gecti-892213-gundem/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın