Abdullah Cevdet Caddesi Aziz Sancar oldu; 90 yıllık tartışma hortladı!

“Avrupa’dan damızlık erkek getirelim” dediği iddia edilen ama yanlış bir haberin kurbanı olan Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı aydınlarından Dr. Abdullah Cevdet’in adının verildiği Çankaya’daki caddenin adı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce ikinci kez değiştirilerek Nobelli Prof. Dr. Aziz Sancar’ın adını aldı. Ancak 2007’de hem Ankara İdare Mahkemesi hem de Danıştay tarafından iptal edilen değişiklik tekrar mahkemelik oldu.

15 Şubat 2016 Vatan Gazetesi 5. sayfa

15 Şubat 2016 Vatan Gazetesi 5. sayfa

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ

Geçtiğimiz Cuma günü Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Çankaya’daki Abdullah Cevdet Caddesi’nin isminin Nobel ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar Caddesi olarak değiştirildiğini açıkladı. Sıradan bir değişim gibi görülebilirdi ancak Abdullah Cevdet’in tartışmalı kişiliği ve daha önce de değiştirilmeye çalışılan caddeyle ilgili Danıştay’ın iptal kararı sıradan değişikliğin önüne geçti.

İlk değişiklik 2005’te
Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı aydınlarından biri olan Dr. Abdullah Cevdet’in ismi Türk ırkının çirkinleştiğini ve düzeltmek için Avrupa’dan (Macaristan) yakışıklı damızlık erkek getirelim dediği iddia edilen bir öneriyle anılıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi 2005’te caddenin adını değiştirerek dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun adını verdi. Belediye meclisinde bulunan 11 CHP’liden karara sadece grup başkanvekili Yaşar Çatak itiraz etti. Ancak Avukat Sedat Vural iptal davası açarak değişikliği yargıya taşıdı.

Danıştay’dan ret kararı
Davaya bakan Ankara 5. İdare Mahkemesi verdiği kararda, sokak ismi değişikliğini gerektirecek hukuken geçerli nedenlerin ve kamusal gerekliliklerin bulunmasının esas olduğuna dikkat çekerek, ‘Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’nın gelişmesine paralel Abdullah Cevdet Sokağının adının değiştirilmesine sebep olabilecek hukuken geçerli ve kabul edilebilir bir neden ileri sürülmediğinden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline’ görüşüyle değişikliği iptal etti. İdare Mahkemesi’nin verdiği karara Ankara Büyükşehir Belediyesi itiraz edince dosya Danıştay 8. Dairesi’ne geldi. Daire, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararı oybirliği ile onadı.

“ABB Meclisi feshedilmeli”
Karardan yaklaşık 9 yıl sonra Abdullah Cevdet Caddesi’nin adı tekrar değiştirilerek Nobel alan Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ismi verildi. İlk değişikliği iptal ettiren avukat Sedat Vural tekrar iptal davası açtı. Değişikliğin yasaya, Anayasa’ya ve Akararlarına aykırı olduğu vurgulayan Sedat Vural, VATAN’a şöyle konuştu: “ABB Meclisi’nce Aziz Sancar’ın adını verilmesi bir oldu bitti ile tamamen saptırılmış, bilimsel objektiflikten uzak iddialara dayanan ve Aziz Sancar’ın adını istismar eden ideolojik bir karardır. Aziz Sancar hocanın da hukuki insani ve bilimsel hiçbir haklı gerekçesi bulunmayan bu kararı reddetmesini istiyorum. Kesinleşmiş bir yargı kararından dolayı, aynı konuda karar almak açıkça anayasa ve yasaları ihlal etmektir. Kararını siyasal nedenlere dayandıran Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin feshi yasal zorunluluktur.”

Sürgünde yaşadı
1869’da Malatya’da doğan Kürt kökenli siyasetçi, göz hekimi, şair ve çevirmen Abdullah Cevdet Karlıdağ, sonradan İttihat ve Terakki’ye dönüşecek İttihâd-ı Osmânî Cemiyeti adlı gizli örgütü kuran beş tıbbiyeliden biriydi. Türkiye’nin ilk kadın ve işçi hakları savunucularındandı. Tıp, felsefe, sosyoloji, siyaset ve edebiyatta yetmişten fazla eser yazdı ve çevirdi. İttihatçı olduğu için tutuklandı. Sultan 2. Abdülhamid tarafından Fizan’a sürülünce Fransa’da sürgünde yaşadı.

Damızlık erkek!
İddiaya göre 1925’te Elazığ milletvekili adayıyken Mustafa Kemal ile yaptığı bir görüşmede, “Başta frengi olmak üzere daha birçok hastalık Türk ırkını çirkinleştirdi. Irkı güzelleştirmek için Macaristan’dan damızlık erkek ithal etmemiz gerekecek” dedi. Aslında Abdullah Cevdet, Mustafa Kemal’le yaptığı görüşmede, tarımda verimi artırmak için tarımla uğraşan göçmenlerin Türkiye’ye getirilmesinin fayda sağlayacağını söylemişti. Ama haber ertesi gün dönemin muhafazakar gazetesi Tevhid-i Efkar’da ‘Avrupa’dan damızlık celbini isteyen var’ manşetiyle yayınlandı. Abdullah Cevdet gazeteye tekzip gönderdi. Akşam Gazetesi ve kendi dergisi İçtihat’ta böyle bir şey söylemediğini yazdı ama söylentileri engelleyemedi.

Cenazesi zorla kılındı
Princeton Üniversitesi öğretim üyesi olan ve Abdullah Cevdet hakkında tez yazarak en nitelikli çalışmayı yapan Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu’na kitabında şöyle diyor: “Artık son faaliyetlerini sürdürmekte olan dinci çevreler bu beyanatı saptırarak kendisinin Avrupa’dan damızlık getirmeyi arzuladığını iddia ediyorlar.” (Bir Siyasal Düşünür Olarak Doktor Abdullah Cevdet ve Dönemi, Üçdal Neşriyat, Ankara, 1981, s.387). Olay o kadar büyüdü ki 1932’de kalp krizinden öldüğünde dinsiz olduğu için cenaze namazının kılınmaması ve Hıristiyan mezarlığına gömülmesi istendi. Tartışmalardan sonra sevilen edebiyatçı Peyami Safa’nın ricasıyla Ayasofya Camii’nde cenaze namazı kılındı. Belediye görevlileri tarafından Merkezefendi Mezarlığı’na gömüldü

NOT: Haberin 15 Şubat 2016 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayınlanan hali buradan (http://www.gazetevatan.com/90-yillik-tartisma-hortladi–915010-yasam/) okunabilir.

Bir Cevap Yazın